İyi Niyetçi

Komşumuzun dört çocuğu vardı. Dördünün de yaşları birbirine yakın ve hepsi küçük. Bunlar art ardına doğunca ayıplamışlardı ilkin onları. Sanki ana babaları belli değilmiş gibi… Sanki, çok olmak günahmış, yasakmış gibi ayıplamışlardı. Ama şimdi : ” Resul, senin sırtın yere gelmez artık. Kapı gibi dört tane oğlun var. Kimse sana bir şey yapamaz vallaha!” diyorlardı. Onlar böyle dedikçe Resul komşu da gerim gerim gerinir, keyiflenirdi. ” Tabiii tabii hele bir büyüsünler de ” derdi. Halbuki vaktinde utanmıştı onların dünyaya gelişinden. Utandırmışlardı aynı insanlar.
Resul komşu servis şoförü. Her gün iki tane okula öğrenci götürür getirirdi. Bir de tekstil atölyesine işçi. Arabasının ön camının ortasına süs olsun diye vakumlanmış bir zar, bir nazar duası ve bir benzin istasyonunun reklam kartı aynı anda ahenkle sallanırdı. Yanındaki iki koltukla birlikte kendi köşesini adeta bir protokol mevkiiymişçesine ayırmıştı. Bu sınırı ön koltukların tepesinden sarkan püsküllü bir süs atkısı çiziyordu.Bir pankart gibi açılımış vaziyette yolcu koltuklarının karşısında dururdu. Üzerinde büyük harflerle ” ONKOLİKLER” yazardı. Ve bunun da kenarlarına kompozisyonun tamamlanması niyetiyle yerleştirilmiş iki Türk bayrağı asılıydı. Balıkesir’e gideceğimiz vakit her türlü ulaşım imkanını bulabilmemize rağmen tercihimiz tabii ki Resul abiden yanaydı. Çünkü bu bir komşuluk gereğiydi. Ömrü hayatınızda asla kendi rızanızla dinlemeyeceğiniz bir kaç nadide sanat eserini (!) yarım saatçik dinlemenizin de pek bir ziyanı yoktu. Resul abinin sayesinde kulaklarımızın pası silinirdi .
Velhasıl ikametimiz taşraydı amma Tuncay abi her gün şehirdeydi. İşi gereği…
***
Bir gün orada bir tanıdığı olan Niyetçi Selim belediyede daha iyi bir iş bulunca      ( çöpçülük vazifesi ve yahut temizlik işleri sorumlusu ) bu niyetçilik işini bırakacak olmuş. Tavşanı da salıverecekmiş ama koca şehrin ortasında nereye salsın? Kıyamıyormuş bir türlü. Bir hal çaresini bulamayınca bizim Resul komşu almış gelmiş eve. Çocuklar sevinir hem de oynarlar diye.Hatta Niyetçi Selim öyle bir kurtulmuş ki bu işten niyet yazılı kağıtları, tavşanın kafesini, masasını bile vermiş Resul abiye. Hepimizin dışarda olup ayak üstü konuştuğumuz bir akşam vakti arabadan indirdi bunları. Çocuklar öyle bir sevindiler ki ortalık bayram yerine döndü. Onlarla birlikte mahallenin diğer çocukları da sardılar tavşanın etrafını. Paylaşıldıkça çoğalan bu umumi sevinç beni bile mutlu etmişti. Gözleri ışıl ışıldı hepsinin. Bazen çığlıklara varan sesleriyle sanki hepsi aynı şeyi görmüyormuş gibi bağıra çağıra konuşuyorlardı.
– Erennn Erenn kulağını gördün mü?
– Abi bak tüyleri bembeyaz bak tüylerine ne güzel.
-Tavşan, tavşan, tavşan. Babam bize tavşan getirdi. Tavşan bizim tavşanımız!
-Yaşasın tavşan tavşan!!! Adını koyalım. Pamuk olsun.
-Hayır prenses olsun!
-Akıllım belki kız değil. En iyisi beyaz melek olsun.
-Kartopu olsun! Kar topu.
-Canım babam. Çok seviyoruz seni.
-Babacımmmm!
“Keşke ben de böyle doya doya, gark olarak sevinebilsem bir şeylere” diye düşünüp hayranlıkla onları seyrederken Resul komşu arabadan bir tavşan daha çıkardı ki değmeyin artık çocukların sevincine.Orada bulunup da bu duruma memnun olmayan tek kişi Resul komşunun hanımı Seher ablaydı. Dakikalardır hiçbir şey söylemeden, kocasının yüzüne bile bakmadan öylece çocukları seyrediyordu.Birbirine kenetlediği ellerini parmak uçları kan toplayacak kadar sıkmış, bir yandan da dişleriyle dudaklarını parçalamaya devam ediyordu. Ama ikinci tavşanı da görünce artık dayanamamış olacak ki sanki ışınlanmışcasına  Resul abinin yanına geçip
-Resuulll! Bunlar ne olacak ? Kim bakacak bunlara? Nerede bakacağız? Niye getirdin bunları? dedi, dişlerini sıkarak.
Resul komşu gayet sakin bir şekilde:
– Baksana nasıl sevindi çocuklar Seher. Kızma Allah aşkına. Bakarız biz onlara iki tavşan değil mi altı üstü?
-Çocuklar için de öyle diyordun. Bakarız biz onlara!
– Bakamıyor muyuz Seher? Hem insan içinde yapma Allah aşkına. Evde konuşalım! deyip öyle bir baktı ki hanımının yüzüne Resul komşu kadıncağız sesini aniden kesip hışımla eve doğru yollandı. Geride kalanlar mutluluk içinde tavşanları sevmeye devam ettiler. Artık buna doyup da onları koyacak bir yer arama telaşına düşünce hepsi birden çekildiler. Geride bir tek dilek kağıtları kaldı. Arkalarından seslendim:
– Resul abi bunlar ne olacak?
– Ne yapalım biz onları. Al senin olsun komşum
***
Aaa bütün dilekler benim olmuştu. Elimde onlarca kağıtla eve girdim. Sanki bütün gelecek ihtimalleri avuçlarımın içindeydi. Ve bu zebil kağıtlar adeta bir kahinin esrarlı defterinden parçalardı. Odama geçtim, bir müddet kağıtların yüzüne baktım . Sanki ilk hangisini tutup açarsam orada yazılı olanlar başıma gelecekmiş gibi bir hisse kapıldığımdan mıdır nedir bir süre açamadım. Tanrı size geleceğiniz için bu kadar çok seçenek sunmazdı ama Niyetçi Selim sunmuştu işte. Bir tanesini açtım:
“Sana bir müjde var. Yakında çok sevineceksin. Bugünlerde ne işe atılsan başarılı olacaksın. Beklentin maldansa, geç de olsa eline geçecek.” diye yazıyordu kâğıtta.
Aaa öyle mii gerçekten ?
Sonra bir tane daha açtım:
“Eski dargınlıkları bir kenara bırakıp sevdiklerinizle yeniden dostluk kurmaya bakın. Sizin gücenmenize sebep olan, yaptıklarına pişman. Sizden özür dilemek için fırsat arıyor.”
Hımm bu Ayşe’dir kesin. Geçen çok kızdırmıştı beni. Yoksa şu benim eski konuştuğum çocuk olmasın. Yok aman şeytan görsün onun yüzünü. Affetmem gelmesin boşuna.
Böyle bir bir hepsini açacaktım ki mutfak tarafından annemin çınlayan sesi duyuldu. Akşam yemeği vaktiydi. Sofranın hazırlanmasına yardım etmemek hele ki o sofrada bulunmamak gibi büyük bir kabahatte bulunamazdım. Annemin cümlesi bitmeden mutfağa koştum. Tekrar odama döndüğüm zaman ise niyetlerin hiçbiri yoktu. Ali, lazımsız sanıp atmıştı hepsini. Bütün geleceğim çöpe gitmişti. Biraz üzülüp kızsam da ona belli edemedim.
***
Tavşanların ismi ertesi gün çocuklar tarafından halka açıklandı. Birinin ismi “Kartopu”ydu. Diğerinin ki ” Kartopu’nun Kocası”. Bunu duyunca bir gülme tuttu beni. “Çocuklar!” dedim. “Bu olmamış. Biri isimsiz kalmış, adı yok bunun. ” Kartopu’nun Kocası” diye isim mi olur hiç? ”
En büyükleri Yiğit’ti. Dönüp dedi ki bana:
“Aysun abla Kartopu’na seçimle karar verdik. Üçe- bir oyla adı bu oldu. Ama ötekinin adı için biz kavgaya tutuşunca annem çok kızdı. Hatta birer tokat attı hepimize. Ağlaya ağlaya yattık uyuduk. Sabah kaldık hepimiz Kartopu’nun Kocası demeye başladık severken. Sonra adı böyle kaldı. Hem niye olmasın? Şimdi senin annene herkes Ahmet’in karısı demiyor mu köyde? Benim anneme Resul’ün karısı diyorlar.Şerife yengeme Niyazi’nin karısı diyorlar. Bizde buna şimdilik öyle diyoruz” dedi.
“Şimdilik deyin o zaman bakalım, sonra anlaşırsınız nasıl olsa” deyip elimdeki çöpü boşaltmaya gittim. Ama hayret de etmiştim doğrusu ufacık çocuğun söylediklerine.Meğer o küçücük gözler , kulaklar nasıl da dikkat kesiliymiş bizim sözlerimize, hallerimize. Haklıydı tabi ya herkesin bir adı mı vardı sanki. Kadınların bazen adı yoktu.
***
Tavşanlar iyiydi hoştu fakat gerek bakımları olsun gerek çocukların onları sevmeleri ya da başında kavga edişleri olsun Seher ablayı kısa bir süre içinde çileden çıkarmaya yetmişti. Bir gün aldığı gibi bizim eve getirdi ikisini bir.
“Aysun! Allah aşkına ben bunları napayım? Canıma iliğime yetti artık. Bıktım ben bunlardan Resul’ün bunları tutup getiren aklına şaşayım. Atayım mı keseyim mi bilemedim. Söyle napayım? Bak çocukları camiye hocaya gönderdim. Bugün büyük küçük hepsini gönderdim. Onlardan gizli şu tavşanları def edeyim başımdan diye. Bak yemin olsun götürmem bi daha, o harimden içeri sokmam ben bunları Aysun. Al senin olsun ya bir bayıra sal bunları ya da kesilip yenir mi bilmem ki… Aman işte ne yaparsanız yapın olur mu gülüm? A canım nolur geri getirme. Bizim çocuklara da sakın bir şey deme olur mu? Ben şimdi onlara : ‘Kapısını açık unutmuşsunuz, kaçmış tavşanlar’ diyeceğim. Olur mu?
Ağzımı açıp bir şey söylemeye fırsat bulamadan bahçeden çıktı Yasemin abla. Bir yandan da olur mu olur mu a canım ? Ha, ha? ” diye söylenmeye devam ediyordu. Olmaz olur muydu olmuştu zaten.
***
Akşam babam gelince tavşanları gösterdim ona.
“Kızım, koca kızsın çocuklara mı özendin?” dedi. Olanı biteni anlattım, ne yapacağımızı sordum. Babam eski bir avcıydı. Tavşanlara eğilip şöyle bir bakınca “Şu beriki gebe yalnız…” dedi. “Şimdi biz bunları atsak atamayız. Kesemeyiz de. Hem ben yemem böyle el bakımı tavşanı. Yenmez zaten bunlar. Ben dağa çıkıp şöyle ceylan gibi bir karagözlüsünü vuracaktım ki off… Bir de pilav yapardık. Eniştengili çağırırdık off…”
“Babacım, babacım! Bakacağız o zaman bunlara. Nereye koyayım?”
***
Bir iki hafta geçmemişti ki henüz bizim gebe tavşan bir sabah vakti köşesine iyice çekilmiş, kendisine adeta folluk gibi bir yer hazırlamıştı. Karnından, göğsünden tüylerini yolup yolup bir yana biriktiriyordu. “Eyvah!” dedim. “Eyvah, bir şey oldu bizim tavşana!” Tam da doğuracakken.Babama koşup sordum. Meğer tavşanın doğumu gelmiş. Yavruları için yer hazırlıyormuş. ” Ufacık ufacık tüysüz enikleri olur” dedi babam onları koruyup kollamak için hazırlıyordur. Bu durum beni öylesine derinden etkilemişti ki oracıkta oturup ağlayıverecektim adeta. İnsan, bazen dünyalar yanıp yıkılırken umursamaz bazen de bu kadar hassas olabiliyordu. Tavşanın analığı benim yürek sazımın bamteline dokunuvermişti. Oradan hisli, acılı bir nağme çıkarıvermişti. Analık ne garip ne yüce bir şeydi. Hayvanlarda dahi. Rahmetli nineciğim küçük yaşta ölen yavrularından bahsederken derdi ki: ” Allah; dağları, taşları, kurtları, kuşları ana etmesin. Analık çok zor yavrumm”
Analık,en başta fadakarlıktı.
Tavşanın yanına bir daha gittiğimde altı tane minik yavrusu olmuştu. Allahım, o kadar küçüklerdi ki dokunmaya korkardı insan. Fakat pek bir sevimlilerdi. Burada kalıp sürekli olarak onları seyretmek istiyordum. Çocukların onları göremeyişine içten içe üzüldüm. Kim bilir nasıl sevinirler, zıp zıp zıplarlardı.Hem artık herkese yetecek kadar tavşan olduğundan isim koymak için kavgaya da tutuşmazlardı. Sahi ya acaba bunların isimleri ne olsaydı?
Babama bu müjdeyi iletmek için evin ön tarafına koştum. Çocuklar da oradaydı. Annem her zamanki gibi kolanya ve şeker tutuyordu onlara. Bayram değildi seyran değildi ama bu annemin asla vazgeçmeyeceği bir ritüeldi. Çocuklar da bu duruma alışmış ve de çok sevmişlerdi. Usulca babamın yanına sokulup:
” Baba, tavşan yavrulamış ” dedim.
Çocuklar anlamasın diye. İki kere başını sallayıp: ” Bakarız” demekle yetindi.
Pencerenin üzerindeki marul yaprakları gözüne ilişince:
“Biz bunları tavşanlarımıza yediriyorduk Aysun abla…” dedi Eren.
“Ama kaçtılar.”
“Abimin yüzünden!”
“Nereye benim yüzümden akıllım. En son sen sevmedin mi tavşanları? ”
” Hayırrr. Metin sevdi. Metin kaçırdı o zaman.”
Metin: “Ben değilim, akıllım ben değiliiiim! ” diyerek ağlamaya, eline ne geçtiyse onlara doğru fırlatmaya başladı.
Suçu kendi üzerlerinden atmayı şimdiden öğreniyorlardı ama Allahtan ki birbirlerine karşı kulandıkları en kötü söz “akıllım”dı. Bağırışı çağırışı duyunca Seher abla bahçeye girdi alat alat. Yine başka bir şey olmuş olacak ki pek sinirliydi. Çocuklara bağırıyor, kızıyor, arada bir eline geçirdiğine bir tane tokat patlatıyordu. ” Allahım ya bunların canını al ya benim ya rabbim” diyordu ikide bir. Çocuklar da ağlamaya başlayınca gürültü iyice artmıştı.
Babam Yasemin ablanın önüne geçip :
“Gelin, yapma kızım çocuk onlar çocuk!” diye ortalığı yatıştırmaya çalıştı. Ben de elimde bir rulo peçeteyle ağlayanların gözündeki yaşları ve burunlarındaki sümükleri silmeye gayret ediyordum.
Babamın bu çabasına annem de destek verince çocuklar annelerinin ellerinden kurtuldular. Ben hepsini ardıma geçirip: ” Bakın size ne göstereceğim, bakın size ne göstereceğim…” diye diye evin içine soktum onları. Yasemin abla da bu sefer kendisi ağlamaya başlamıştı bahçedeki sedirin üzerinde üçü bir oturuyorlardı.
Çocuk olmanın en iyi taraflarından biri de canının yandığını hemen unutuvermekti. Ellerine bizim evde artık kullanılmayan birkaç oyuncağı, birkaç resimli kitabı tutuşturunca unutuvermişlerdi her şeyi.Dışarıdan babamın sesi geliyordu:
” Bak gelin kızım ağzından çıkanı kulağın duysun. Üzülmüşsün belli ama acısını çocuklardan çıkarma. Bir daha sakın öyle yakarma. Bak Allahın gücüne gider. Hem ‘ İki çocuğu bir say bir çocuğu hiç say.’ demişler. Evlattan yüksünülür mü hiç ? ”
***
Hava kararmaya başlayınca götürüp teslim ettim çocukları.Herkes sakinleşmişti.Dönünce aklım zaten tavşanlarda kaldığı için bir el feneri alıp evin arka tarafına dolaştım. Yavrulara bakacaktım. Feneri tutunca beş tane yavru sayabildim. Birini göremiyordum. Sonra onu en köşede sabahki ilk yerinde gördüm her tarafı lime lime olmuş, tazecik kanı hafifçe yeri boyamıştı. Üzerinde hala oğul oğul karıncalar duruyordu. Kafamı hemen çevirdim. Kartopuna baktım. Bir yandan diğerlerini emzirirken bir yandan onun da gözü ölen yavrusundaydı. Sanki gözlerinde yaş vardı. Elime uzunca bir çomak alıp uzattım, yavruya dokundurdum ama yaşamıyordu. Karıncalar  kokusuna gelmiş, yemişlerdi zavallıyı. Karınca değil de başka bir canlı olsa daha iri ve daha güçlü parçalardı belki tavşancık onları… Bazen kendimizden acizlere karşı bile ne kadar güçsüzdük. Yavruyu gözünün önünden bari alayım, dedim. Bu ölü, minicik bedeni dışarı çıkardım. Karanlıkta, gül dalının dibini biraz eşeleyip gömdüm yavruyu. Daha bugün dünyaya gelmiş, bugün ölmüştü. Ne kadar kısacık yaşamıştı. Asıl acısı da annesi hiç bir şey yapamadan ölümünü izlemek zorunda kalmıştı yavrusunun. Çaresizlik ne kötüydü.Eve gözlerim yaşlı girdim. Bir saat kadar babamın omzunda ağladım. Sonra yastığımın altında…

4.951 Replies to “İyi Niyetçi”

  1. qah [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]free casino games online[/url] yar [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]casino online slots[/url]
    vtb [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]casino game[/url]

  2. gxn [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]casino online slots[/url] hoa [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]casino bonus codes[/url]
    cjf [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]best online casinos[/url]

  3. tqo [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]online casino real money[/url] lqk [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]free casino[/url]
    jso [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]casino slots[/url]

  4. peb [url=https://casinoonlineslotsww.com/#]free casino games online[/url] iuh [url=https://casinoonlineslotsww.com/#]casino play[/url]
    zdo [url=https://casinoonlineslotsww.com/#]free casino[/url]

  5. oab [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]play online casino[/url] nvc [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]online casino games[/url]
    mjr [url=https://onlinecasinogamesww.com/#]no deposit casino[/url]

  6. jma [url=https://onlinecasinosww.com/#]hollywood casino[/url] olm [url=https://onlinecasinosww.com/#]play free lucky 777 slots[/url]
    xuk [url=https://onlinecasinosww.com/#]maryland live casino online[/url]

  7. lyc [url=https://onlinecasinoww.com/#]igt free slots[/url] mud [url=https://onlinecasinoww.com/#]slots games vegas world[/url]
    emk [url=https://onlinecasinoww.com/#]free casino slots no download[/url]

  8. jbx [url=https://onlinecasinosww.com/#]plainridge casino[/url] zqt [url=https://onlinecasinosww.com/#]free casino games slot machines[/url]
    mth [url=https://onlinecasinosww.com/#]online casino no deposit free welcome bonus[/url]

  9. ons [url=https://onlinecasinosww.com/#]casino slot free[/url] fgs [url=https://onlinecasinosww.com/#]da vinci diamonds free online slots[/url]
    gcn [url=https://onlinecasinosww.com/#]hollywood slots[/url]

  10. kiq [url=https://freecasinoww.com/#]virgin online casino[/url] gkv [url=https://freecasinoww.com/#]chumba casino[/url]
    yjp [url=https://freecasinoww.com/#]pompeii slots[/url]

  11. zok [url=https://freecasinoww.com/#]play slots for real money united states[/url] ubw [url=https://freecasinoww.com/#]gossip slots[/url]
    vxj [url=https://freecasinoww.com/#]play free vegas casino games[/url]

  12. qrm [url=https://onlinecasinoww.com/#]casino games slots free[/url] awo [url=https://onlinecasinoww.com/#]real money casino[/url]
    dnp [url=https://onlinecasinoww.com/#]igt free slots[/url]

  13. hmu [url=https://onlinecasinosww.com/#]slotomania free slots[/url] afx [url=https://onlinecasinosww.com/#]jackpot magic slots[/url]
    nac [url=https://onlinecasinosww.com/#]real vegas casino games free[/url]

  14. dnu [url=https://onlinecasinoww.com/#]scatter slots[/url] jim [url=https://onlinecasinoww.com/#]freeslots.com slots[/url]
    tji [url=https://onlinecasinoww.com/#]all free casino slots[/url]

  15. blc [url=https://freecasinoww.com/#]big fish casino download free[/url] vwt [url=https://freecasinoww.com/#]rock n cash casino slots[/url]
    tzt [url=https://freecasinoww.com/#]free slots with no download or registration[/url]

  16. hnv [url=https://freecasinoww.com/#]real money casinos[/url] zgx [url=https://freecasinoww.com/#]free casino slot games[/url]
    uhj [url=https://freecasinoww.com/#]online casino no deposit free welcome bonus[/url]

  17. zyt [url=https://freecasinoww.com/#]pch slots tournament[/url] kjh [url=https://freecasinoww.com/#]free casino games sun moon[/url]
    aez [url=https://freecasinoww.com/#]play slots[/url]